Skolyoz ve Yüzme
Skolyoz ve Yüzme Son dönemlerde, Skolyoz tedavisi ile ilgili Scroth yöntemi dışında yüzme
Devamını Oku

Omurga 26 kemik ve 33 vertabradan oluşan servikal, torasik, lumbar, sakral ve koksiks şeklinde gruplara ayrılan vücudu destekleyen ve hareketliliği sağlayan bir yapıdır. Günlük hayatımızda her hareketimizde omurgamızı kullanırız. Bu nedenle omurga sağlığının korunması günlük hayatımızda yaşam kalitemizin en üst seviyede olmasını sağlar. Hayat akışı ve modern hayatın getirdikleri ile beraber omurga sağlığı sıklıkla bozulabilmektedir. Skolyoz ise, en sık rastlanan omurga rahatsızlıklarından biridir.
Skolyoz, omurganın önden ve arkadan bakıldığında “S” veya “C” biçiminde, yanlara doğru 10 dereceden fazla kıvrılmasıdır. 10-18 yaş arasındaki sağlıklı ergen çocuklarda ortaya çıkan, Adolesan idiyopatik skolyoz (AIS) en yaygın türüdür. Skolyoz tedavisinde, çocukların %10’u konservatif tedaviye, yaklaşık %0,1’i de cerrahi tedaviye ihtiyaç duymaktadır. Konservatif tedavi, skolyoza özgü Schroth egzersizleri ve kişiye özel tasarlanan skolyoz korsesi kullanımını içerir. Kontrol altına alınmayan, 40°‘den fazla ve şiddetli eğrileri düzeltmek için ise skolyoz ameliyatı gündeme gelmektedir.
Skolyoz, en sık ergenlerde teşhis edilen omurganın yana doğru eğriliğidir. Serebral palsi ve kas distrofisi gibi rahatsızlıkları olan kişilerde skolyoz ortaya çıkabilirken, çoğu çocukluk skolyozunun nedeni bilinmemektedir.
Çoğu skolyoz vakası hafiftir, ancak çocuklar büyüdükçe bazı eğrilikler kötüleşir. Şiddetli skolyoz hayatta engelleyici olabilir. Özellikle şiddetli bir omurga eğrisi, göğüs içindeki boşluk miktarını azaltarak akciğerlerin düzgün çalışmasını zorlaştırabilir.
Hafif skolyozu olan çocuklar, eğriliğin kötüleşip kötüleşmediğini görmek için genellikle röntgen veya bilgisayarlı tomografi ile yakından izlenir. Çoğu durumda, tedavi gerekmez. Bazı çocukların eğriliğin kötüleşmesini önlemek için bir ayraç takması gerekecektir., Şiddetli eğrileri düzeltmek için ameliyat gerektirebilir.
EMOT Plus Omurga Sağlığı Merkezi uzmanları, ilerleyici omurga deformitesini önlemek amacıyla en iyi ve en güvenli skolyoz tedavisi planını geliştirir.
Omurganın kendisinden kaynaklanan sorunlara bağlı oluşabileceği gibi, tepkisel yani omurgayı ilgilendiren farklı nedenlere bağlı olarak da gelişebilir. En sık görülen çeşidi, daha önce düzgün olan bir omurgada bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkan idiopatik skolyozdur. Sıklıkla gelişme çağında (10-17 yaş arası) görülür. Bununla birlikte, sıklıkla karşılaşılan bir diğer skolyoz ise, anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Annenin gebelik sırasında geçirdiği rahatsızlıklara ve genetik hastalıklara bağlıdır. Spastik çocuklarda da görülebilmektedir. Nöromusküler skolyoz ise, sağlıklı doğmuş çocuklarda, sonradan gelişen polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi hastalıklara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşur.
Hafif eğrilikler, yavaş yavaş ortaya çıkar ve genellikle kişi veya ailesi farkında olmadan gelişir. Bazen bir çocuğun skolyozunu öğretmenleri, arkadaşları ve spor takım arkadaşları fark edebilmektedir. Skolyoz belirtileri diğer omurga rahatsızlıklarında olduğu gibi kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Hastalığın derecesi ve türü, hastanın yaşı, tıbbi geçmişi ve genetik yakınlıklarına göre farklı belirtiler izlenebilmektedir. En yaygın görülen skolyoz belirtileri; omurganın yana doğru eğriliği, bir omuzun diğerine göre daha yüksekte kalması, omuz ve kalçaların simetrik durmaması, bel girintilerinde asimetrik bir duruş bozukluğu oluşması, sırtın bir tarafında çıkıntı oluşması.
Skolyozun şiddeti, var olan eğriliğin derecesi ile anlaşılabilmektedir. Cobb açısı adı verilen bir ölçüm ile hesaplanmaktadırlar. Skolyoz derecesi aynı zamanda uygulanabacak tedavi yöntemini belirlemektedir. 10 ile 20 derece arası skolyozlar, hafif; 20 ile 40 derece arası skolyozlar orta; 40 derece ve üzeri seyreden skolyozlar ise ileri derecede olarak tanımlanmaktadır. Orta derecelerde seyreden skolyozlar genellikle tedaviye yönlendirilirken, ileri derecelerde cerrahi müdahale ihtimali yüksektir.
Skolyoz, büyümenin devam ettiği ergenlik çağı boyunca hızlı bir ilerleme gösterir. İskelet gelişiminin tamamlanıp büyümenin durduğu yaşlarda ise ilerleme teorik olarak durur. Fakat yüksek dereceli eğrilikler, erişkin yaşlarda, az da olsa ilerleme gösterebilirler.
Tedavi süreci, skolyozun derecesine, neden olan hastalığa, tanının koyulduğu yaşa göre değişkenlik gösterir.
İzlem
20 dereceden az olan eğrilikler (hafif skolyoz) için tedaviye gerek yoktur. 6 ayda bir omurga eğriliğinin izlenmesi gerekir. Bedenin tüm kaslarını kuvvetlendirici fizik tedavi egzersizleri, skolyoza özel egzersizler (Schroth) eğriliğin artmasını önlemede önemlidir.
Cerrahi Tedaviler
Genellikle 40-45 derecenin üzerindeki eğriliklerde cerrahi yöntemler söz konusudur. Akciğer gelişimini tamamlayan kişiler, düzeltme ve sabitleme cerrahi yöntemi için uygundur.
Uzmanlar, yetişkinlikte skolyoz tedavisinde öncelikle omurgayı güçlendirmek ve dengede tutmak amacıyla özel fizik tedavi yöntemleri uygulanmasını önerir. Aynı zamanda ağrı kontrolü için ilaç tedavisi belirlerler. Gerektiğinde tedaviye, faset eklemlerdeki ya da sinir basısı sonucu oluşan irritasyon ve yangıyı gidermek için non-steroidal anti-inflamatuar (NSAİİ) ilaçlar da ekledikleri de olur. Tüm bu tedavilere rağmen eğrilik derecesinde artış devam ediyorsa veya ağrı geçmiyorsa, cerrahi yöntemler gündeme gelir.
Cerrahi olmayan müdahalelerin yetersiz aldığı noktada, omurgayı sabitlemek ve omurgada gelişen eğriliği düzeltmek için uygulanmaktadır. Genellikle 40 derece ve üzeri seyreden skolyozlarda ve çocuklu çağında olan hastalarda tercih edilmektedir. En sık uygulanan ameliyat yöntemlerinden biri eğri omurların metal çubuklar ve vidalar yardımıyla düzeltildiği spinal füzyondur.
Spinal Füzyon
Bu yöntemde cerrahlar, omurga eğriliğini düzeltmek amacıyla hastaların vücutlarının bir bölgesinden alınan kemiklerin yanı sıra metal çubuklar, teller ve vidalar kullanır. Bu yöntemde amaç, bir ya da birden fazla omuru hareketsiz, birleşmiş hale getirmektir.
Manyetik Uzayabilen Çubuk Yöntemi
Genç yaşta hızlı ilerleyen eğriliklerde uygulanır. Doktorlar cerrahi yöntemle omurgaya vidalar yerleştirip, bu vidalara uzayabilen çubuklar takar. Çocuk büyüdükçe, çubukları her 3-6 ayda bir manyetik bir kumanda ile uzatırlar.
Bant ile Gerdirme Yönteminde (Anterior Tethering)
Doktorlar vidaları omurga eğrisinin dış kenarı boyunca yerleştirir ve vidaların içinden özel üretim güçlü, esnek bir bant geçirir. Bant gerdirildiğinde, omurga eğriliği düzelir. Böylece, çocuk büyüdükçe omurga daha da düz hale gelir.
Ameliyat sonrası süreç, hastanın yaşına, tıbbi geçmişine ve genetik yatkınlıklarına göre kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Ancak genellikle ameliyat sonrası iyileşme sürecinin 6 ile 12 ay arasında olması beklenmektedir. Kemiklerin kaynama süresi açısından ise ,ilk 6 hafta büyük önem taşımaktadır. Kişinin durumuna uygun şekilde korse kullanımı önerilebilir. Bununla beraber, iyileşme süresi boyunca doktor kontrolü eşliğinde ameliyat sonrası yapılması ve yapılmaması gerekenler hasta ile iletişim halinde kalınarak değerlendirilir.
Skolyoza özel olarak geliştirilmiş Schroth yöntemiyle yapılan egzersizler, asimetrik postürü düzeltmeyi, böylece kişinin doğru postürle günlük yaşamını sürdürmesini amaçlar. Ağrıların azalması da olumlu sonuçlardan biridir. Skolyoz tanısı alan kişi, egzersizlerini fizyoterapist yönlendirmeleri eşliğinde, egzersiz barları ve aynalar yardımıyla yapar. Bedeni germe, kolları ve gövdeyi doğru konumlandırma ile kaslarını güçlendirir. Yer egzersizleri ve kum torbaları ile çeşitli bölgelere uygulanan baskı, eğriliklerin düzelmesinde işe yarayabilmektedir. Hasta aynı zamanda solunum teknikleri ile birlikte hareket etmeyi de deneyimler. Fizyoterapistler, tekniklerin ve egzersizlerin pratik edilmesi amacıyla hastanın evde uygulayabileceği bir program da hazırlarlar.
Skolyoz tanı ve teşhisi için omurga sağlığı merkezleri önerilmektedir. Tedavisi ise multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiği için teşhis ve cerrahi tedavisinde öncelikli bölüm olan Ortopedi ve Travmatoloji, sebebinin nöromusküler olduğu durumlarda Beyin ve Sinir Cerrahisi ve ilerlemesini önleme amacıyla Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümlerinin değerlendirmesiyle gerçekleşir.
Skolyoz ağrısı eğrilik derecesine ve hastanın sağlık geçmişine göre değişiklik gösterebilmektedir. Ancak genel itibariyle sırt, bel ve boyun ağrısı şeklinde kendisini gösterir. Sinir sıkışmaları nedeniyle hissedilebilen yanıcı ve batıcı ağrılar ve kas ağrıları gözlenebilir. Bununla birlikte duruş bozuklukları nedeniyle uzun süre ayakta durmak ve uzun süre oturmak ağrıya neden olabilir.
Özellikle skolyozun hafif derecelerinde tedavi sürecini ihmal etmek sıklıkla karşılaşılan ve asla yapılmaması gereken bir durumdur. Skolyoz hastalığı ilerleme görülebilen bir rahatsızlıktır, ihmal ise derecenin artmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte ağır yük taşımak, omurgada eğriliğin artmasına neden olabilir. Doğru duruş pozisyonları dışındaki oturma biçimleri de eğriliğin artmasını sağlamaktadır. Doktor tarafından önerilmeyen sporların yapılması ve bilinçsizce uygulanan egzersizler omurgada gerçekleşmiş olan eğriliğin değerini yükseltebilir.
Skolyoz ameliyatı yalnızca gerekli durumlarda omurgada yer alan eğriliği düzeltmek amacıyla uygulanır. Eğriliğin düzelmesinin getirdiği sonuçla beraber boy uzaması santimetrelerle ölçülecek şekilde gerçekleşebilir ancak, skolyoz ameliyatı boyu uzatır demek yada boy uzamasını bir amaç gibi göstermek söz konusu değildir.
Spor önerisi skolyozun derecesine ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişmektedir. Bu nedenle hekime danışılmadan tek başına karar verilmemelidir. Skolyoz hastalığında spor önerilmesinin amacı omurgadaki yükü azaltmak ve kas dengesinin yeniden sağlanmasıdır. Yüzme, pilates, yoga, yürüyüş ve imi durumlarda bisiklet önerilebilir.
Skolyoz ve Yüzme Son dönemlerde, Skolyoz tedavisi ile ilgili Scroth yöntemi dışında yüzme
Devamını OkuSkolyoz (Omurga Eğriliği) Genel Bilgi Omurganın yanlara doğru 10 dereceden fazla eğriliğine
Devamını Oku