background

Omurga Kırığı

Omurga Kırığı

 

Omurga, vücudumuzun destek sistemi olarak görev yapan hayati bir yapıdır. Dengemizin korunmasını sağlarken aynı zamanda hareket etmemize olanak tanır. Bununla birlikte sinir sistemimimiz omurga sayesinde korunur. Düşme, çarpma ve osteoporoz gibi çeşitli nedenlerle omurgada kırıklar oluşabilir. Omurga kırığı, en basit tabiriyle bir omurun kırılması ve/veya çıkmasıdır. Çoğunlukla trafik kazaları omurga kırıkları üzerinde etkilidir. Düşme veya yüksek hızlı çarpmadan kaynaklanan yaralanma veya travmadan kaynaklanır.

Kırıklar tedavi edilmezse kalıcı omurilik yaralanması, sinir hasarı ve felç oluşur. EMOT Plus Omurga Sağlığı Merkezi’nde deneyimli kadromuz, cerrahi ve cerrahi olmayan yaklaşımları titizlikle uygular. Omurga kırığı tedavisinde uzmanların bir arada, potansiyel riskleri yakından değerlendirmesi, daha hızlı bir iyileşme süreci sağlar.

Omurga Kırığı Türleri Nelerdir? 

Omurga kırıkları, kırığın oluştuğu bölge, kırığın şekli ve kırığın nedenine göre farklı türlerde görülebilmektedir. Kırıklar %70 oranında sırt ve bel omurlarında; %5 ile %10 arasında ise boyun omurlarında rastlanabilmektedir. Kırıkların doğru tespit edilmesi etkili bir tedavi sürecinin gelişmesinde büyük önem taşımaktadır. Omurga kırıklarının başlıca türleri aşağıda belirtilmiştir:

Çökme kırığı: Genellikle kemik erimesi olarak adlandırılan osteoporoz, bir tümör veya omurgadaki diğer anormalliklerden kaynaklanır. Ön omur kırılır ve bozulur, omurun arkası ise sabit kalır.

Eksenel patlama kırığı: Düşme veya dikey darbe nedeniyle omurun hem ön, hem de arkasında oluşan yükseklik kaybından kaynaklanır.

Şans (Chance, emniyet kemeri) kırığı: Şiddetli bir öne bükülme yaralanması nedeniyle, omurların ayrılmasından kaynaklanan kırıktır. 

Omurga Kırığı Belirtileri

Şiddetli sırt ve boyun ağrısı, hareketlerde kısıtlılık, uyuşma ve karıncalanma hissi, kaslarda yaşanan güçsüzlük olarak kendisini gösteren omurga kırıklarının belirtileri kırığın bulunduğu bölgeye, nedenine ve  hastanın durumuna göre değişiklik gösterebilmektedir. Omurga kırığının en yaygın belirtileri arasında, kırığın bulunduğu bölgede yer alan şiddetli bir ağrı söz konusu olmaktadır. Ağrı ile beraber yine kırığın bulunduğu bölgeye bağlı olarak, hareketlerde zorlanma ve hareket kaybı gözlenir. 

Omuriliğin zarar görmesi nedeniyle, omurilik sıvısının sinire baskı yaptığı bölgelerde karıncalanma ve uyuşma hissi yaşanır. Sinir hasarının yüksek olduğu durumlarda ise felç görülebilmektedir. Kaslarda hissedilen güçsüzlük ise, yine sinire yapılan baskıdan kaynaklanmaktadır.  Tüm kırıklar omurilik yaralanması ile sonuçlanmadığı gibi, omuriliğin kopması de nadiren yaşanır. Omurilik kırığının en sık rastlanan belirtileri aşağıdaki gibidir:

  • Sırtta veya boyunda ağrı
  • Karıncalanma veya uyuşma
  • Uzuvların zayıflığı veya felç
  • Kontrolsüz kas spazmları
  • Mesane veya bağırsak kontrolünün kaybı

Omurga hastalıklarında erken teşhis, iyileşme sürecini ve kalitesini yüksek oranda etkilemektedir. Bu nedenle zaman kaybı olmaksızın bir hekime başvurulması önem taşımaktadır. 

Omurga Kırığı Nedenleri

Omurga kırıkları farklı nedenlere bağlı olarak gelişebilir. En sık rastlanan nedenlerden biri yüksek enerjili travmalara bağlı yaşanan kırıklardır. Trafik kazaları, spor esnasında yaşanan kazalar, yaşlılığa bağlı gelişen kas güçsüzlüğü nedenli düşmeler, kemik erimesi nedenli oluşan kırıklar, başlıca karşılaşılan omurga kırıkları arasındadır.    

Travmalar: Ciddi darbelere maruz kalınmasına neden olan trafik kazaları, düşme ve çarpmalar, spor yaralanmaları travma kaynaklı omurga kırıkları arasında gösterilebilir. 

Osteoporoz: Kemik yoğunluğu azaldığında kemikler zayıflayarak daha kırılgan hale gelir. Bunun sonucunda omurga kırıkları arasında kemik erimesi yer almaktadır. 

Kanser: Omurgada bulunan tümörler, omurga yapısını bozarak zayıflığa ve kırıklara yol açmaktadır. 

Enfeksiyonlar: Omurga kırıklarında nadir görülen sebeplerden biri olsa da, enfeksiyon yarattığı zayıflık sonucunda kırığa neden olabilmektedir. 

Fiziksel zorlanma: Stres kırığı olarak da adlandırılabilmektedir. yoğun bir fiziksel zorlanma gerektiren işlerde çalışan kişilerde ve atletlerde rastlanmaktadır. 

Omurga Kırığı Tanısı

Doğru bir tedavi yöntemi üzerinde uzlaşmak için, ilk adım doğru teşhisdir. Kaza sonucu meydana gelen kırıklarda, acil tıp uzmanının değerlendirmesi gereklidir. Yaralanmalara bağlı olarak, doktorunuzun önerebileceği diğer tanı testleri şunları içerir: Omurgadaki kırığın yerini veya anormal hareketini tespit etmek için röntgen, kemik yapısındaki değişiklikleri görüntülemek için omurga BT taraması, yumuşak doku hasarını belirlemek ve omurilik yaralanmasını değerlendirmek için ise MRI taraması gereklidir.

Omurga Kırığı Tedavisi

Bir kaza meydana geldiğinde ilk adım, kişiyi stabilize etmektir. Başka bir deyişle, kişinin hareket etmesini ve bu nedenle daha fazla yaralanmasını önlemek amacıyla uygun bir müdahale gerekir. Arkalık, sedye veya boyunluk kullanılarak yapılabilir. Omurga kırıklarında yapılmaması gereken, kişiyi bilinçsizce hareket ettirmektir. Stabilize edildikten sonra acil servisteki doktorlar, kırığın ciddiyetine ve konumuna bağlı olarak cerrahi tedavinin gerekli olup olmadığına karar verecektir. 

Bazı küçük kırıklar korse kullanımı, dinlenme ve periyodik takiple, ameliyatsız olarak tedavi edilebilir. Omurilik üzerindeki baskıyı hafifletmek ve omurgayı stabilize etmek amacıyla cerrahi yöntemler önerilebilir.

Omurga rahatsızlıklarında doğru tedavi yöntemleri ve tedavi sonrası süreçler kişinin günlük hayatına hızlı ve sağlıklı bir şekilde dönebilmesi için çok önemlidir. Doğru tedavi yaklaşımı ile uzun vadeli komplikasyonlar önlenebilir ve semptomlar hafifletilebilir. 

Konservatif Tedavi Yöntemleri: Cerrahi olmayan tedavi yöntemleri, omurgada görülen hafif ve stabil kırıklarda ve genellikle omuriliğin etkilenmediği durumlarda uygulanır. Omurganın kendi kendisini iyileştirebilmesi adına, dinlenme ve hareket kısıtlaması önerilebilir. Hasta eğer bu tedavi yöntemine uygunsa, hareket kısıtlamaları ile iyileşebilir. 

Omurga korsesi, yine hafif kırıklarda önerilebilen bir tedavi yöntemidir. Korse yardımı ile omurganın stabilitesi sağlanır ve iyileşme süreci takip edilir. Özellikle kompresyon kırıklarında korse kullanımı bir tedavi yöntemi olarak tercih edilebilir. 

Cerrahi tedavi yöntemlerinde ise, gelişen teknolojinin sunduğu imkanlar ile minival invaziv yöntemleri ile hızlı bir iyileşme süreci sağlanabilmektedir. Cerrahi olan operasyonlar içinde, genellikle osteoporoz kaynaklı kompresyon kırıklarında çöken omurları güçlendirmek adına vertebroplasti önerilebilir. Yine omurga çökmesinde vertoblasti yöntemi ile omurga sağlığı kazandırılabilir. 

Omurga Kırıklarında Yapılmaması Gerekenler 

Bir kaza meydana geldiğinde ilk adım, kişiyi stabilize etmektir. Başka bir deyişle, kişinin hareket etmesini ve bu nedenle daha fazla yaralanmasını önlemek amacıyla uygun bir müdahale gerekir. Arkalık, sedye veya boyunluk kullanılarak yapılabilir. Omurga kırıklarında yapılmaması gereken, kişiyi bilinçsizce hareket ettirmektir. Stabilize edildikten sonra acil servisteki doktorlar, kırığın ciddiyetine ve konumuna bağlı olarak cerrahi tedavinin gerekli olup olmadığına karar verecektir.

Omurga Kırığı Ameliyatı

Omurga kırıkları genellikle çökme çökme veya patlama kırığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tarz durumlarda, hastanın durumu, kırığın şiddeti vb. durumlar göz önünde bulundurularak korse kullanımı ve fizik tedavi gibi cerrahi olmayan tedavilerin yetmediği yerlerde omurga kırığı ameliyatı tercih edilir. 

Omurga kırığı ameliyatlarında sıklıkla tercih edilen 3 cerrahi yöntem bulunmaktadır. Vertebroplasti, kifoplasti ve spinal füzyon. Ameliyat sonrasında ise iyileşme hızı ve kalitesi açısından fizik tedavi ve rehabilitasyon önerilerek hastanın günlük hayatına hızlı bir şekilde dönmesi hedeflenmektedir. 

Kişinin hayat kalitesini artırmak, ağrısını hafifletebilmek ve omurga sağlığına yeniden kavuşması amacıyla gerçekleştirilen omurga kırığı ameliyatları riskler barındırabilmektedir. Riskler hastanın yaşına, genel sağlık durumuna, kişinin hastalık geçmişe ve önerilen ameliyat yöntemine göre değişiklik gösterebilmektedir.   Omurga kırığı ameliyatı riskini azalmak için ise, uzman bir hekim seçimi, ameliyat öncesi gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirmeler, ameliyat sonrası önerilen fizik tedavi ve rehabilitasyon programına uyulması ve eğer varsa sigara kullanımının bırakılması büyük önem taşımaktadır.  Emot Plus Omurga Sağlığı Merkezi’nde tedaviler mikrocerrahi, ortopedi, fizik tedavi ve rehabilitasyon doktorları tarafından multidisipliner bir yaklaşımla sağlanmaktadır.