
Omuz eklemi doğuştan çok sıkı bir eklem değildir. Bu nedene kalça ve diz eklemine oranla daha gevşek bir yapısı vardır. Bu çıkığa daha elverişli doğal yapı çevre kas ve bağlarca sınırlandırılır ve korunur. Tüm eklemlerde olduğu gibi, eklemi çevreleyen kaslar ne kadar güçlü tutulursa o eklem o kadar iyi korunur.
Omuz eklemi ile ilgili en önemli gelişmeler 1970’li yıllarda yaşanmıştır. Prof Dr. Charles NEER yaptığı çalışmalar ile omuz patolojilerine büyük açıklık getirmiştir. Impingement sendromu (omuz sıkışma sendromu) rotator cuff kas yırtıkları (döndürücü manşet kas yırtıkları), omuz protez dizaynları gibi konularda ilk tanımlamaları yapmış ve bu hastalıkların modern tedavilerini geliştirmiştir.
Omuz Kas Yırtıkları, Omuzda Tekrarlayan Çıkıklar, Kalsifiye Tendinit, Omuz Protezleri, Omuz ve Çevresinde Meydana Gelen Kırıklar, Donuk Omuz, Omuz Sıkışma Sendromu gibi omuz ve çevresinde oluşabilecek hastalıkların tanı, tedavi ve fizik tedavileri için EMOT yanınızda
Omuzdaki kas yırtıklarının yaşlanma süreci içerisinde geliştiği anlaşılmaktadır. Yaşımızın ilerlemesiyle bazen küçük bir yırtık gelişebilir ve zamanla ya da travmayla daha ilerler. Genç yaşlarda sportif travmalar ve düşmeler omuz eklem çıkıkları da kas yırtıkları ile sonuçlanabilmektedir. Burada olay dejeneratif eskime ile oluşan bir yırtık değildir.
