background

Kifoz (Kamburluk)

Kifoz (Kamburluk)

Kifoz (Kamburluk) Nedir?

İnsan omurgasına yandan bakınca düz bir çizgi halinde olmadığını görürüz. Omurların her biri, birbirleri ile açı yaparak fizyolojik birtakım eğrilikler oluşturur. Bu eğrilikler sırt bölgesinde kamburluk (kifoz), bel bölgesinde çukurluk (lordoz) olarak tanımlanır. Kifozdan etkilenen bir omurgada, sırtın üst bölgesinde olması gerekenden daha öne doğru bir eğrilik vardır. Yaygın kullanılan tanımı kamburluktur. Üst sırt bölgedeki öne doğru eğrilik, anormal derecede yuvarlanmış bir görüntüye neden olur.

EMOT Plus Omurga Sağlığı Merkezi uzmanları, ilerleyen eğriliği engellemek için, ortak bir kifoz (kamburluk) tedavi planı geliştirir.

Kifoz (Kamburluk) Türleri Nelerdir?

Halk arasında kamburluk olarak bilinen kifoz, bebek ve çocuklarda görülebildiği gibi yetişkinlerde ve yaşlılarda da görülebilmektedir. Nörojenik kifoz, travmatik kifoz ve osteoporotik kifozlar türleri ile birlikte; en sık karşılaşılan kifoz türleri postural kifoz, yapısal kifoz (Scheuermann) ve konjenital (doğuştan) kifozdur. 

Scheuermann Kifozu (Yapısal Bozukluk)

Genellikle 8-12 yaşları arasında ortaya çıkan ve radyolojik olarak 55 derecenin üzerinde olan kamburluklardır. Ardışık üç omurgada gerçekleşen kamalaşma sonucu meydana gelir. Nedeni henüz bilimsel olarak açıklanamamıştır ancak genetik faktörlerin önemli olduğu düşünülmektedir. Omurların öne doğru kamalaşması sonucu oluşan Scheuermann kifozu adını, Danimarkalı radyolog Holger Werfel Scheuermann'dan alır.  

Scheuermann kifozunun en yaygın belirtileri, özellikle fiziksel aktivitelerden sonra artış gösteren şiddetli sırt ağrılarıdır. Omurganın öne doğru eğilmesine neden olduğu için, postür bozukluğu yaratır. Kaslarda spazm yaratarak, hareket kısıtlılığına neden olur. Kalçayı bükmeye yarayan kasların, gögüs kaslarının ve bacağın arkasında yer alan adelenin kısa olması da Scheuermann kifozunun belirtileri arasındadır.    

Omurga sağlığı söz konusu olduğunda erken teşhis çok önemlidir. Hafif vakalarda Scheuermann kifozuna uygun egzersizler, fizik tedavi ve rehabilitasyon ile tedavi edilebilir. Orta dereceli vakalarda ise, eğriliğin ilerlemesini önlemek adına korse kullanımı tavsiye edilebilir. Cerrahi olmayan müdahalelerin tedavi için yeterli olmadığı durumlarda ise, hekim tarafından ameliyat önerilir. 

Postural Kifoz 

Postural kifoz, uzun süren hatalı duruş pozisyonları sonucunda ortaya çıkar. Yapısal bir bozukluk olmamasıyla beraber fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavileri ile düzeltilmesi mümkündür. Günümüz şartlarında sıklıkla hatalı bir duruş pozisyonunda kullanılan bilgisayar, tablet ve telefonlar duruş bozukluklarına yol açmaktadır. Hareketsizlik nedeniyle güçsüz kalan sırt ve karın kasları omurga sağlığını bozarak postural kifoza neden olmaktadır.      

Genellikle ağrı olmadan ortaya çıkan postural kifoz, sırtın üst kısmında yer alan hafif bir eğrilik ile kendi belli eder. Uzun süren hatalı bir duruş sonrasında kişi postürünü düzeltmek istediğinde ve dik durmaya çalıştığında ağrı ve yorgunluk hissedilir. Tedavi sonrasında, kasların güçlenmesi ve duruşun düzelmesi ile beraber hissedilen ağrılarda azalma meydana gelir. 

Postural kifoz tedavisinde fizyoterapi ile uygun kas grupları çalıştırılarak kişinin sahip olduğu duruş alışkanlıklarının değiştirilmesi hedeflenir. Duruş düzeltme egzersizleri ile omurga tarafından desteklenen kaslar geliştirilerek postürün uzun süre korunması sağlanır. Hafif vakalarda hekim tarafından uygun görüldüğü takdirde korse kullanımı önerilebilir. Son olarak ergonomik düzenlemeler ile (doğru oturma pozisyonları, bilgisayar ekranı kullanımı vb.) doğru duruşun hayat boyu desteklenmesi sağlanır.   

Konjenital (Doğuştan Gelen) Kifoz

Genetik faktörler veya annenin gebelik esnasında maruz kaldığı çevresel faktörler nedeniyle bebeğin anne karnındaki gelişimi sırasında omurga gelişimi düzgün şekilde tamamlanamayabilir. Konjenital yani doğuştan gelen kifoz bebeğin anne karnındaki omurga gelişiminin sağlıklı bir şekilde tamamlanamaması sebebiyle meydana gelir.     

Konjenital kifoz, erken çocukluk döneminde ya da doğum esnasında fark edilebilir. Çoğunlukla omurganın lomber ve torasik bölgesinde yer alan normalin üstünde seyreden eğrilikler konjenital kifoza işaret edebilir. Hareket kısıtlılıkları, ileri vakalarda seyreden sinir sıkışmaları ve şiddetine göre eğriliğin göğüs kafesine yaptığı baskı nedeniyle ortaya çıkan nefes alma güçlükleri belirtiler arasındadır. 

Doğuştan gelen (konjenital kifoz), ilerleyici bir seyir izler. Bu nedenle erken teşhis ve doğru müdahale büyük önem taşımaktadır. Cerrahi tedavi yöntemleri ve multidisipliner bir yaklaşım ile hasta omurga sağlığına kavuşabilir. Ameliyat sonrası uygulanan fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçleri iyileşme sürecinin daha sağlıklı bir zeminde ilerlemesini sağlamaktadır. 

Kifoz (Kamburluk) Belirtileri Nelerdir? 

Rahatsızlığın türüne ve şiddetine göre değişiklik gösterebilen kifozun belirtileri her yaşta insanda ortaya çıkabilir. Başka bir rahatsızlığında belirtisi olabileceği için, mutlaka alanında uzman bir hekime danışılmalı ve uzman görüşü alınmalıdır. Kifozun en sık rastlanan belirtileri aşağıda belirtilmiştir. 

  • Duruş bozuklukları, dik durmaya çalışıldığında sırt bölgesinde beliren ağrı.
  • Uzun süreli oturma pozisyonlarında ve uzun süreli ayakta durma durumlarında sırt ve bel bölgesinde hissedilen ağrı.
  • Omurga sertliği nedeniyle hareketlerde kısıtlılık hissi
  • Şiddetli kifoz vakalarında omurgadaki eğriliğin göğüs kafesinde uyguladığı baskı sonucunda yaşanan nefes darlığı
  • Kaslarda yorgunluk hissi
  • Kemiklerin eğrilmesinden kaynaklanan boy uzunluğunun hafif bir derecede kısalıyor gibi hissedilmesi
  • Bebek ve çocuklarda ise, kol, bacak ve omuzlarda görülen eşitsizlik, denge kaybı, orantısız gövde gibi belirtileri bulunmaktadır. 

Kifoz ve Lordoz

Omurga rahatsızlıkları içerisinde kifoz ve lordoz kelime benzerliği nedeniyle karışabilmektedir. Omurganın öne doğru eğilmesiyle oluşan duruma kifoz denmektedir. Halk arasında kamburluk ismiyle bilinmektedir. Boyun ve bel bölgesinin içe doğru eğilmesine ise lordoz denmektedir. Belirtileri arasında geri duruş ve kalçada görülen dışa doğru duruş görülmektedir. Omurga rahatsızlıkları, rahatsızlığın şiddetine göre tedavi şeklinde farklılık göstermektedir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Her iki rahatsızlıkta, omurga sağlığı merkezinde tedavi edilebilmektedir.     

Kifoz (Kamburluk) Neden Olur?

Kifoz belirtileri nasıl ki kişiden kişiye değişiklik gösteriyorsa, nedenleri de kişinin sağlık geçmişine, sahip olduğu genetik faktörlere, yaşam biçimine ve vücut yapısına göre değişiklik göstermektedir. Kimi vakalarda altta yatan başka bir rahatsızlık, kifozun nedeni olabilmektedir.

Genetik faktörler birçok rahatsızlığın nedeni olabildiği gibi, kifoz vakalarının da nedeni olabilmektedir. Örneğin, kifoz çeşitlerinden biri olan konjenital kifozun nedeni çoğunlukla genetik faktörlere dayanmaktadır. Omurga yapısının kalitesi de, genetik yatkınlıkla açıklanabilmektedir.   

Hatalı duruş alışkanlıkları kifoza neden olmaktadır. Örneğin, postüral kifozun nedeni kötü duruş alışkanlıklarının kişinin omurgasında yarattığı deformasyonlardır. Özellikle çocukluk çağında ve ergenlik döneminde sıklıkla karşılaşılmaktadır. 

Kaza, düşme gibi durumlar sonrasında omurgada oluşan kırıklar ve travmalar, eğer zamanında tedavi edilmezse kifoza neden olmaktadır. Omurga enfeksiyonları da kifoz gelişimini tetikleyebilmektedir. Kemik erimesi (osteoporoz) kemik yoğunluğunun azalmasına neden olan bir rahatsızlıktır. Rahatsızlığa bağlı olarak omurların çökmesi sonucunda osteoporotik kifoz meydana gelebilir.  

Kifoz Korsesi Hangi Durumlarda Kullanıma Uygundur?

Kifoz korsesi ile ilgili en merak edilen sorulardan biri, kifoz korsesi kifozu tedavi edebilir mi? sorusudur. Kifoz korseleri eğriliğin ilerlemesinin ve cerrahi sınıra erişmesini engellemek için karşı destek olarak görev yapması üzerine kullanılan bir tedavi yöntemidir. Korse kullanılmasına rağmen, omurgada deformasyonun ilerlediği durumlarda cerrahi müdahale tercih edilebilir. Kifoz korsesinin amacı, kifozun tespit edildiği derecede kalarak ilerlemesini önlemek ve cerrahi sınıra erişmesini engellemektir. 

Kifoz korsesi seçilirken, türü ve derecesi ön planda tutulur. Orta dereceli eğriliklerde korse kullanımının daha sık tercih edildiği görülmektedir. Korse kullanacak olan kişinin yaşı, hastalık geçmişi, korse kullanmasına engel başka bir rahatsızlığının olmaması, sahip olduğu kemik yapısı ve kas durumu korse seçimini etkilemektedir. 

Kifoz korsesi doktor önerisi dışında bilinçsizce kullanılabilmektedir. Ancak kifoz korsesi doktor önerisi ile ve doktor takibinde gerçekleşen bir tedavi yöntemidir. Korse kullanım süreci boyunca fizyoterapi gibi tedaviler destek amaçlı önerilebilir. Hafif kifoz vakalarında, korse kullanımında başarı izlenmiştir.  

Kifoz (Kamburluk) Tanısı ve Teşhisi Nasıl Konur? 

Omurganın doğal eğriliği 45 derecenin üzerinde ise eğer, kifoz teşhisi konmaktadır. Omurga ölçülerinin 20 ila 45 derece arasında olması ise doğal olarak kabul edilir. Kifoz tanısı, hekimin hastanın sağlık hikayesini dinledikten ve fiziksel muayeneyi gerçekleştirdikten sonra konur. Kimi durumlarda görüntüleme yöntemleri ile teşhisin teyit edilmesi gerekebilir. 

Kifozun ileri seviyede olduğu durumlarda, hekim tarafından kifozun yol açmış olabileceği diğer hastalıklar içinde değerlendirme testi istenebilir. Örneğin, ileri seviyede bir kifozun akciğerlere baskı uygulayıp uygulamadığı öğrenebilmek için solunum testi önerebilir.    

Çocuklarda kifoz tanısı ise, ebeveynlerinin fark etmesi ve uzman bir doktora danışması sonucunda doktorun öncelikle fiziksel muayene etmesiyle anlaşılır. Eğer mevcutsa omurga eğrisi ve/veya diğer omurga rahatsızlıkları hakkında bilgi sahibi olabilemk için görüntüleme yöntemleri de kullanılmaktadır.  

Kifoz (Kamburluk) Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kifoz, kişiye hareket kısıtlılığı sağladığı için günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren bir rahatsızlıktır. Dış görünüşünü olumsuz anlamda etkileyebildiği gibi sürekli olarak devam eden bel boyun ve sırt ağrılarına neden olur. Kifoz tedavisi ise, yaşa, yaşam şekline, hastalık geçmişine, kifozun türüne ve şiddetine göre değişiklik göstermektedir. Tedavi süresi boyunca amaç, işinin günlük yaşam aktivitelerini ağrı olmadan sağlıklı bir omurga ile sürdürebilmesi ve bu sağlığı koruyabilmesidir.

Kifoz tedavisi, diğer omurga rahatsızlıklarında olduğu gibi cerrahi olan ve cerrahi olmayan yöntemler olarak ikiye ayrılmaktadır. Hastalığın şiddetine uygun şekilde ilk olarak konservatif (cerrahi olmayan) tedavi yöntemleri tercih edilmektedir. Fizik tedavi, konservatif tedavi yöntemlerinden bir tanesidir. Alanında uzman fizyoterapistler tarafından kişinin sırt, boyun ve karın kaslarının güçlendirilmesi sağlanır. Omurgaya destek sağlayan egzersizler ile kamburluğun düzeltilmesi hedeflenir. Özellikle postural kifoz teşhislerinde sıklıkla bu yönteme başvurulur. 

Omurga eğriliğini önlemeye yönelik konservatif tedavi yöntemlerinden bir diğeri, korse kullanımıdır. Kifozda korse ile tedavi süresi boyunca, süreç hekim tarafından izlenir ve eğrilikteki ilerleme ihtimali kontrol edilir. Genellikle fizik tedavi gibi diğer cerrahi olmayan tedavi yöntemleri ile birlikte tavsiye edilmektedir.     

Konservatif tedavilerin iyileşme sağlamayacağı ilerleyen vakalarda cerrahi müdahaleler tercih edilmektedir. Cerrahi tedavi, öncelikle büyümesini tamamlamamış ve doğuştan omurga anomalisine sahip çocuklar için önerilmektedir. Erişkinlerde ise genellikle kozmetik kaygı nedeniyle bu operasyonlar yapılmaktadır. Kifoz valarında, en yaygın kullanılan cerrahi tedavi yöntemlerinden biri spinal füzyon olarak geçmektedir.

Omurga rahatsızlıklarında erken teşhis büyük önem taşımaktadır. Kifoz da erken teşhis ile önlenebilen bir rahatsızlıktır. Cerrahi olmayan tedavi yöntemlerinden olan fizik tedavi ve rehabilitasyon kifozun neden olduğu eğriliğin düzeltilmesinde etkili bir tedavi yöntemidir.

Yanlış duruş kifoza neden olur mu? Kifoz, doğuştan olabileceği gibi değişik nedenlerle de gelişir. Gevşek bir biçimde oturma veya yürüme, yanlış duruş pozisyonu omurgadaki bağları gerer ve bu da zamanla omurganın doğal eğiminin artmasına neden olur. Buna duruşa bağlı ya da postüral kifoz denir. Genellikle ergenlik çağında gelişir.

Cerrahi tedavi, öncelikle büyümesini tamamlamamış ve doğuştan omurga anomalisine sahip çocuklar için önerilmektedir. Erişkinlerde ise genellikle kozmetik kaygı nedeniyle bu operasyonlar yapılmaktadır.

En uygun düzelme için korseyi düzenli olarak kontrol etmek ve ayarlamak önemlidir. İskelet gelişimi tamamlanmadan önceki dönemde yani tedavinin son bir yılında korsenin kısmi kullanımı 12-14 saat/gün önerilir. Deformite düzelmesinin etkili ve kalıcı olabilmesi için korse kullanımı en az 18 ay devam etmelidir. Başarılı korse tedavisi için: Hasta hala büyürken konulan erken teşhis (Kız çocuklarında adet görmeden önce tespit edilen eğrilikler) Hafif – orta dereceli Scheuermann kifozu (60-75 derece arası) Omurga doktoru tarafından yapılan düzenli muayeneler Hastaya özel yapılan uygun bir korse Uyumlu bir hasta ve destekleyici bir aile Egzersiz, dans eğitimi ve atletizmi içeren normal aktivitelere devam edilmesi ve doktor gözetiminde olmak şartıyla bu aktiviteler sırasında elektif olarak korseye ara verilmesi Korsenin günde 20 saatten fazla kullanılması gerekmektedir.

Doğuştan gelen ve konjenital olarak kifozun yanı sıra kifoz, sonradan da gelişebilmektedir. Okul çağındaki çocukların bedenlerine göre ağır ve ortopedik olmayan okul çantaları, tablet ve telefon kullanımın artması gibi nedenle küçük yaşta uzun süreli duruş problemlerinin yaşanması kamburluk riskini artırmaktadır. Erken teşhisin önemini atlamamak ve önlem almak için mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır. Özellikle üst omurga bölgesi olmak üzere, çocuğun sırt kısmında belirgin bir yuvarlaklaşma görülebilir. Fiziksel hareketlilik sonrasında sırt bölgesinde ağrı hissedilebilir. Omurgadaki deformasyona bağlı olarak omuz bölgesinde asimetri gözlenebilir. Esneklik kaybı ve omurgada hissedilen sertlik nedeniyle hareket kısıtlılığı görülebilir.